Covid-19 Pandemi Sürecinde İşçi Sağlığı ve Sağlık Gözetimi

  • Oluşturulma Tarihi : 2020-09-10 07:57:59
  • Son Güncelleme: 2020-09-10 08:00:35
  • Yazar/Hazırlayan: Türk Toraks Derneği COVID-19 E-Kitapları
  • Yükleyen: Ersoy İnce
  • Doküman No: 110734
  •    240
  •    2
  •    0
  •    0
  •    https://isg.email/4r1dwH

Ülkemizde farklı sektörlerden gelen işçilerde COVID-19 bulaş bildirimlerinde, işçilerin kalabalık servislerle işyerine taşınması, işçilerin mesafe kuralına uyulmayan dinlenme odalarında bir arada bulunması, işçilerin fabrikada karantina altına alınması gibi uluslararası sağlık ve çalışma kurallarına uygun olmayan örneklerin yaşandığı gözlenmektedir. 


Aynı işkolunda farklı düzeyde riskli işler bulunabilir. Risk değerlendirmesinde çevreyi, görevi, tehdidi, özellikli gruplara (ön cephede çalışan işçiler gibi) yönelik koruyucu kaynak ve kişisel koruyucu ekipmanı göz önünde bulundurmalıdır. Bazı işçilerin ağır COVID-19 için risk grubuna girdikleri (ileri yaş ve ek hastalıkların varlığı) bireysel risk değerlendirmesinde akılda tutulmalıdır. 


Herhangi bir pandemide çalışanların işe dönüş için uygulanacak kriterler; salgının o bölgeyi nasıl etkilediğine, işyeri çalışma koşullarına, üretim süreçlerine ve ülkelerin genomik ve serolojik testlere erişme olanağına, hükümetlerin kararlarına, çalışanların bireysel sağlık durumlarına ve ülkelerin mesleksel rehabilitasyon kültürüne bağlı olarak değişiklikler gösterecektir. Salgının yayılma durumu ve sarf malzemenin kullanılabilirliğine göre alınan tedbirler değiştiği gibi, işe dönüş rehberlerinin de güncellenmesine gereksinim duyulacaktır.


Göçmen işçiler COVID-19 Salgınında kırılgan bir grup olarak gözlenmektedirler. Çoğu zaten sigortasız çalışan göçmen işçiler, COVID-19 Pandemisinde hastalanma risklerinin fazla olması, hasta olanlarda ölüm risklerinin artması, yeterli bakım ve tedaviye erişememeleri nedeniyle özel olarak izlenmesi gereken gruptur.


Hastaneye yatış gerektiren kesinleşmiş COVID-19 tanısı almış çalışanın işe dönüşü

Bu kişiler, enfeksiyonu işyerinde diğer çalışanlara yayma riski en yüksek olanlardır. Bu kişilerin semptomları tedavileri tamamlansa da uzun sürebilir ya da asemptomatik yayıcılıkları devam edebilir. Hastalığın akciğer ya da diğer organlarda oluşturduğu hasara bağlı ek sağlık sorunları gelişebilir. Bu gruptaki çalışanların, mesai arkadaşlarına hastalığı yaymamaları için bireysel sağlık gözetimine tabi tutulmaları önerilir. Bu konuda iş sağlığı profesyonelleri tarafından belirlenmiş ortak bir görüş yoktur. Yüksek risk grubundaki bu çalışanların işe dönüşlerinde teste dayalı bir strateji önermektedir. Bazı ülkelerde semptoma dayalı işe dönüş kriterleri uygulansa da asemptomatik taşıyıcıları saptamak ve virüsün yayılmasını engellemek için teste dayalı işe yerleştirme önerilir. Ülkemizde yüksek risk grubundaki bu hastaların işe dönüş döneminin, izolasyon sürelerinin bitiminden 21 gün sonra olmasını öneren sağlık profesyonelleri vardır. Ancak işe dönme süresinin ne zaman olacağı konusunda da sağlık otoritelerinin ortak bir görüşü yoktur. 


Herhangi bir pandemide çalışma çalışanların işe dönüş için uygulanacak kriterler; salgının o bölgeyi nasıl etkilediğine, işyeri çalışma koşullarına, üretim süreçlerine ve ülkelerin genomik ve serolojik testlerin erişme olanağına, hükümetlerin kararlarına, çalışanların bireysel sağlık durumlarına ve ülkelerin mesleksel rehabilitasyon kültürüne bağlı olarak değişiklikler gösterecektir. Salgının yayılma durumu ve sarf malzemenin kullanılabilirliğine göre alınan tedbirler değiştiği gibi, işe dönüş rehberlerinin de güncellenmesine gereksinim duyulacaktır. Yüksek riskli çalışanların genomik ve serolojik test sonuçlarına göre işe dönüşlerinin sağlanması, çalışanların ve dolaylı olarak da toplum sağlığını korumada mevcut bilgilerimizle doğru yaklaşımdır. Kaynaklara erişimin kısıtlı olduğu durumda klinik kriterlere göre işe dönüş kararının verilmesi akılcı yaklaşımdır.